‘Ellerim bomboş…
Yüreğimde bir sızı…
Ateşe atılmış bir demir gibi kor hala…
Ellerim bomboş…’
Arkadaşının tavsiyeyle gittiği seminerden dönerken çalan şarkıya eşlik ediyordu Perihan. En çok da ellerim bomboş derken haykırıyordu. Şarkı bitince; “Yaaa kızım Perihan… Kendi hayatını kendi ellerinle yaktın, yıktın. Ellerinle bir zalim oluşturdun kendine. Şimdi böyle şarkılarda ellerim bomboş diye haykırırsın. Neyse ki şimdi hayatın şifrelerini öğreniyorsun, toparlayacaksın. Yeniden hayata başlıyor gibisin, bu koru söndüreceksin.” dedi kendi kendine…
Yıllar önce bir adama aşık olmuştu. Körkütük seviyordu onu. “Kim ne derse desin evleneceğiz biz. Kıskanıyorlar bizim aşkımızı” diyerek dolaşıyordu. Güzel günler geçiriyorlardı birlikte. Perihan beyaz tenli, uzun boyluydu. Beline kadar uzanan dalgalı kumral saçlarıyla, bir görenin bir daha baktığı güzellikteydi. Arkadaşıyla iş çıkışı gittiği bir doğum günü partisinde Yücel’le tanışmıştı. Kendine güvenen, kızları etrafına toplayan bir çekiciliği vardı Yücel’in. Ortamda bir araya gelecek fırsatları olmuştu. Zaman zaman arkadaş ortamlarındaki kalabalık görüşmeler, yerini Yücel ve Perihan aşkına bırakmıştı. Başlarda Yücel Perihan’a hediyeler alıyor, gezdiriyor, eğlencelere götürüyordu. Adeta Perihan’ın başını döndürüyordu. Benim için çok uğraşıyor diyerek kendisi de Yücel’i mutlu etmeye çalışıyordu. Gerçekten mutluydu Perihan.
Birkaç yıl sonra Perihan bir süre sonra ne olduğunu bile anlamadan, Yücel’in ilgisizliğiyle karşı karşıya kaldı. Mutluluğunun yerini tuhaf bir endişe kaplamıştı. İlişkide bu mutluluk bitmesin diye ne yapması gerektiğini düşünmeye başladı. Aylar geçiyordu bir yandan. Düşünüyordu ama kendi kendine işin içinden çıkamıyordu. Kitaplar okudu, dergileri karıştırdı. Kendini beğendirebilmek için daha çok ilgi göstermesi gerektiğiyle ilgili bir sürü özlü söz okudu… Hepsini uyguladı, en azından uygulamak için elinden geleni yaptı. Harika sonuçlar almayı beklerken, Yücel her yaptığına saçmalık demeye başladı. Perihan ilişkisini kurtarmak için uğraştıkça, Yücel aksi bir adam haline gelmişti. Yücel’e düşkünleşen kendisi olmuştu!
Yıllarca Yücel için her şeyi denedi. Bir gün Yücelin ‘Ayrılalım, yürümüyor’ demesiyle dünyası başına yıkılmıştı. ‘Olmaz, ben sensiz yaşayamam’ diyebildi sadece ve hıçkırıklara boğuldu. Yücel “Amma uzattın, bu kadar da ağlamana gerek yok. Daha gençsin benden daha iyilerini bulursun hayatına bakarsın” diyerek bir yabancı gibi kalkıp gitmişti masadan.
Oysa beş yılı birlikte geçirmişlerdi. İlk yıllar rüya gibi geçerken, sonradan bozulmuştu her şey. Evleneceğiz demişti Yücel, Perihan’da nasılsa evleneceğiz diye içinden geldiği gibi yaşamıştı bu ilişkiyi… Seviyordu Yücel’i ve ne istese yapmıştı. Ailesiyle arkadaşlarıyla düşman olmuştu Perihan Yücel için. Ona çok güvenme diyen herkesi hayatından uzaklaştırmıştı. Kıskandıklarını düşünüyordu hep. En yakınları en uzak hale gelmişti artık. Yücel’den başka kimsesi kalmamıştı Perihan’ın. Ama sanki bunlar hiç olmamış gibi bir kaç donuk cümle ile arkasını dönüp gitmişti Yücel.
Perihan o günden sonra hiç ulaşamamıştı ona. Her günü bir öncekinden daha kötü bir hal alıyordu. Ailesinin ne yapsa sesini duyuramadığı günlerden bir gün, eski bir arkadaşı ziyarete geldi Perihan’ı. Bu çıkmaz sokaktan çıkarmak için elinden tuttu onun. Yurt dışında okumuştu arkadaşı ve yıllar sonra ülkeye dönüp ilk Perihan’ı ziyaret etmişti. Perihan kulak vermişti ona, anlattıkları anlamlı gelmişti. “Hayatta tesadüf yoktur’ dedi arkadaşı, ‘Yıllar sonra bir araya geldik. Lütfen beni dinle.Bu yaşadıklarının hepsinin bir açıklaması ve çözümü de var. Ama biraz ağlamayı bırakıp beni mi dinlesen?’
Perihan pek inanmasa da arkadaşının söylediklerine, başka ne çaresi vardı ki dinlemekten başka. “Anlat bakalım!”
💧
Deneyimsel Tasarım Öğretisi ve Karar temalı blog
Deneyimsel Tasarım Öğretisi, insanın amacını amaç edinmiştir.
Hayatta mutlu ve başarılı olmak...
Deneyimsel Tasarım Öğretisi ve Karar temalı blog
Deneyimsel Tasarım Öğretisi, insanın amacını amaç edinmiştir.
Hayatta mutlu ve başarılı olmak...
İnsan biriyle tüm hayatını dolduruyor, sanki başka hiç bir şey yokmuş gibi sonra o da gidince bomboş kalıyor. Çok acayip canlılarız. Ne kadar doldurmaya çalışırsan o kadar boşalıyor hayatın…
YanıtlaSilÇoğumuz yaşamışızdır herhalde böyle bir durum :) Gerçekten insanın neleri yanlış yaptığını öğrenmesine, artık ilişkilerini daha kıvamlı yaşamaya ihtiyacı var. Öbür türlüsü bomboş bir yorgunluk... Emeklerinize sağlık
YanıtlaSilInsan mutlulugunu kendisinde degil de dış dünyada aradıkça mutsuz oluyor.Cunku asıl olan insanin kendisinden beklemesi,kontrol edebilecegi yer kendisi.Dış dünyayı kontrol edemeyiz.
YanıtlaSilKaleminize sağlık. 💐
YanıtlaSilNe kadar tanıdık bir öykü.
Nasıl ki yediğimiz yemeğin, yaptığımız sporun,
alış verişimizin dengede olması ölçülü olması bizim için iyi olansa, ilişkilerimizde de dengeyi korumalı, duygularımızı kontrol edebilmeli, ilişkilerimizi gözden geçirmeli. O kıvamı yakalamalı. Yaşadıklarımızdan ders çıkarıp geleceğimize aktarabilmeliyiz. Çünkü hayat devam ediyor. Deneyimsel Öğretiyle bir yerde bir cümleyle tanıştıysam tesadüf olmadığını biliyorum. ☺️
Hayatımıza bir bakınca, ne çok düşkünlüklerimiz vardı. Hayır diyemediğimiz. Oysa farkinda bile değildik. Tesadüf diye birşey yoktur, Deneyimsel Öğreti ile bu düşkünlüklerimizi farkediyoruz
YanıtlaSilYabancı olmadığımız hikayeler… böyle olmak zorunda değil mutlu bir son da olabilir miydi anlat bakalım
YanıtlaSilHabersizce zalim oluşturmak… ne isterken ne oluştu…DTÖ ile öğrenmek…çok şükür 🙏..elinize sağlık
YanıtlaSilİlişkinin içindeyken insan daha çok sevgiyi nasıl alırımı düşünmekten gerçekleri kaçırıyor… dahası yok mu dedikçe elindekinden de oluyor…
YanıtlaSilHerkesle ilgili keske herkes bunu farkında olsaydı diye düşünüyor insan
YanıtlaSilHayat inişleri çıkışları olsa da sonunda hep bir ümit vardır.yeter ki görebil.
YanıtlaSilMiktar arttıkça etkisi azalır.. her zaman her konuda değişmez kurallar.. Mutlu ve başarılı olmak için kıvam ne kadar da önemli.. kaleminize sağlık
YanıtlaSilÇözüm için kapı kapı gezip sonra gerçek çözümlere, hayatın yasalarına ulaşmak ne değerli. Kaleminize sağlık, kattiklariniz için teşekkür ederim
YanıtlaSilNe çok Perihan var hayatımızda. Hepsine bu yazıyı tekrar tekrar okutmak istedim..
YanıtlaSilKaleminize sağlık i
İnsanın gerçeği bilmesi, ilişkilerini nasıl dengede yaşayacağını bilmesi çok önemli. Hayatta tesadüf yok. Sebepler ve sonuçlar var…
YanıtlaSilDeneyim transferi var…
Deneyimsel öğreti var …
Hayatta her şey bu kadar dengede iken,biz insanların bunu fark edememiş olması ne acı değil mi?
YanıtlaSilEski halimi okudum resmen. Kaleminize, emeklerinize sağlık. Seminerleriniz çok çok şey kattı. Gerçek bilgilerle tanışmak çölde su bulmak gibi... Ne kadar teşekkür etsem az...
YanıtlaSilAhh ahhh... İnsan geçen günlerine üzülüyor. İyi ki karşılaştık yanlışlarımızla... Kaleminize sağlık :)
YanıtlaSilKaleminize sağlık ne kıymetli bir baslangici anlatmışsınız:)
YanıtlaSil