Hayatın Sessiz İşaretleri

Doğa, mevsimlerin uyumu ve renkleriyle bize hayatın dengesini hatırlatır. Sonbahar yapraklarından günlük konuşmalara kadar her şey bir mesaj taşır.

Hayatın yoğun temposu içinde çoğu zaman etrafımızdaki bu uyumu fark etmeyiz.  Sonbaharın dökülen yaprakları, mevsimlerin sırasıyla geliş gidişi ya da ağaçların sessiz varlığı bize hep aynı gerçeği hatırlatır: farklılıkların içinde uyum mümkündür. Bu yazıda doğanın sunduğu küçük ama anlamlı işaretlere yakından bakacağız.

Yılın bu mevsiminde ofise giderken yolu uzatma pahasına parktan geçmeyi severdi. Kurumuş yapraklarla kaplı, dar patika yolda yürürken, hafif rüzgârın savurduğu rengârenk yaprakları izlemek ona huzur verirdi. Nazan tam bir sonbahar kadınıydı.

Hayatın Sessiz İşaretleri

Bordolar, morlar, sarılar, turuncular, kahverengiler… Her şey bu kadar farklı renkteyken bile kusursuz bir uyum içindeydiler.

Doğanın Sessiz İşaretleri 

Hiçbir sümbül,“Benim renklerim senden daha güzel.” demiyordu.

Kavak, “Ben daha uzunum, sen çok kısasın.” demiyordu.

Elma ağacı meyve verdiği için hava atmıyordu.

Atkestanesi, iğneli yapraklarını kıyaslamıyor, çam ağacı yeşil yapraklarını üstün görmüyordu.

Peki ya Mevsimler?

“Bir daha gelmeyeceğim, küstüm!” diyor muydu sonbahar?

Yaz, kıştan şikâyet ediyor muydu?

Kış, ilkbahara darılıyor muydu?

Doğada hiçbir şey birbirine küsmezken, biz neden küçük şeylerde takılıp kalıyoruz?

Günlük Hayatta Karşımıza Çıkan Konuşmalar

Nazan toprağı kaplayan yapraklara basmanın bıraktığı rahatlama hissiyle iş yerine varmıştı bile.  

Arkadaşlarının yanında ise kendini hararetli bir konuşmanın ortasında buldu:

“Kayınvalidem olmasa evliliğim çok rahat. Sürekli bizden bir şeyler istiyor; yok hastaneye gitmek lazım, yok yazlığı kapatacağım. Ben kocama kıyamıyorum bir şey isterken, kadın durmuyor. Yanında iken boğuluyorum ama ne yapacaksın? Eşimin akrabası, katlanıyoruz. 

“Ablam çok bencil, belki de bu hayatta bencil olmak lazım.”

“Bazı insanlar doğuştan problemli, insanları zehirlemek için gelmiş dünyaya.” 

“Çocuklar hiçbir şey yemiyor. Ne yapsak boş.”

Bizim çocuğun ağzında sürekli küfür var, okulu kötü ondan böyle. Değiştireceğim. 

Herkesin farklı farklı problemleri vardı.

Ama ortak nokta şuydu: Çözümü hiç kimse kendinde aramıyordu.

Hayatın Aynası 

Hayat, aynasını bizim önümüze koyar; bazen bir olayın tam ortasında, bazen bir bakışta ya da bir cümlede… 

Nazan ben ne kadar doğru tepki veriyorum acaba diye düşündü. Aynı hataları kendi de yapıyor olabilir miydi? Kayınvalidem, eşim, arkadaşım, çocuğumun sınıf arkadaşı… Neden hayatımın hikâyesindeler? İnsanın şahit olduğu öyküler sebepsiz miydi? 

“Onların hatalarını kolayca görebiliyorum.”

“Ama acaba benzer şeyleri ben de yapıyor olabilir miyim?”

“Hayat bana neyi göstermek, hangi mesajı vermek istiyor?”

Çocuğumun sadece istediğini yapmasına izin verip sonra şikâyet ediyor muyum?

İnsanlardan uzaklaşmayı iletişimimdeki problemlerin çözümü olarak mı görüyorum?

Eşimin annesine yardım etmesini istemezken, ihtiyaç gidermenin önemini sürekli anlatıp çelişkiye düşüyor muyum?

Hoşuma gitmeyen şeylerin sorumlusunu dış dünya olarak mı görüyorum?

Kimse Kimseyi değiştiremez. İnsan, ancak kendi isterse değişebilir. Nazan da bunu fark etti: Ben sadece baktığım yeri ve kendi davranışlarımı değiştirebilirim. Diye düşündü. Hayatın sorduğu sorulara ve verdiği mesajlara kulak vermeye karar verdi. Ofisin camının dışında uçuşan rengârenk yapraklar sanki ona cevabı fısıldıyordu:

Her şey mesaj taşır; her olay, her kişi, her karşılaşma ...Yeter ki görebilelim.

Peki ya biz?

Günlük hayatın koşuşturmacası içinde doğanın ya da yaşadığımız olayların bize sunduğu bu incelikli mesajları gerçekten ne kadar fark edebiliyoruz?


                             💧

Deneyimsel Tasarım Öğretisi ve Karar temalı blog

Deneyimsel Tasarım Öğretisi, insanın amacını amaç edinmiştir. 
Hayatta mutlu ve başarılı olmak...

" İnsanoğlunun, yeryüzünde var olduğundan beri, en büyük dostu ve düşmanı hiç değişmedi. Aynadaki kişi..."  Yahya Hamurcu

Sakınmada Ustalık
Designer (Strateji Tasarımcılığı)

💧



Yorumlar

  1. Günlük koşuşturma içerisinde gelen mesajları farkedebilmek evet çok zor. Ancak bu koşuşturmalar içinde günde kısa zamanlında olsa kenara çekilip bir durum değerlendirme imkanı kendimize oluşturabilmek ümidiyle.. Gelen mesajları anlayabilmek için zihnimizin sakinleşip durum değerlendirmesi yapabilmesi için kendimize bir alan bir zaman oluşturabilmenin farkındalığını arttırabilmek ümidyle…

    YanıtlaSil
  2. Doğanın isaretlerini görmek ve hayatimizi

    YanıtlaSil
  3. Doğanın bize verdiği işaretleri görmek ve onları alıp hayatımıza uygulamak aslında en güzel deneyim transferi 🌸

    YanıtlaSil
  4. Yaşadığımız olayların bize sunduğu bu incelikli mesajları gerçekten ne kadar fark edebiliyoruz? Çoğu zaman hiç (:

    YanıtlaSil
  5. Doğanın sessizce verdiği çok sesli mesajlar var gerçekten, teşekkürler

    YanıtlaSil
  6. Çözümü hiç kimse kendinde aramıyor. Çünkü ya kendimizi çok beğeniyoruz ya da başkalarını küçümsüyoruz, maalesef

    YanıtlaSil
  7. Hayattaki işaretleri görmemizi sağladığınız için teşekkür ederiz 💐

    YanıtlaSil
  8. Kaleminize sağlık ne kadar düşündürücü ve güncel hayattan örnekler içeren canlı bir yazı...

    YanıtlaSil
  9. İnsan hiç kendindekini değiştirmek istemiyor gerçekten. Teşekkürler

    YanıtlaSil
  10. Hayat ne çok mesaj veriyor aslında.. anlayana

    YanıtlaSil
  11. NE GÜZEL BİR YORUM
    KALEMİNE KUVVET ❤️

    YanıtlaSil
  12. Sen değişirsen dünyan değişir :)

    YanıtlaSil
  13. Doğayla iç içe bir yazı ne kadar da farklı… Kendimi hiç kavak ağacı ile kıyaslamadım, ne güzel blr bakış açısı olmuş…

    YanıtlaSil
  14. Herkes bir başkasinin kusurlarıyla meşgul olmaktan, kendinde olanlari göremiyor . Kim neyi gereğinden fazla gündem yapıyorsa O konu Onda eksik...yada hiç yok

    YanıtlaSil
  15. Herkesin herkesi değiştirmeye çalıştığı yerde insan kendi davranışlarını değiştirdiğinde çözüme ulaşıyor. Elinize sağlık

    YanıtlaSil
  16. İnsanın dostu da düşmanı da aynadaki kişi.. kendi sahnemizdeki kişileri biz dizayn ediyoruz..

    Anda doğru tepki vermek ümidiyle 🤲

    YanıtlaSil
  17. Sahnenin sahibi işaretleri verirmi verir? Hemde bize görelim, işitelim ve duyalım diye...

    YanıtlaSil
  18. Hayatta herşey bir denge üzerine kurulmuş, dengeyi bozan da biziz, dengesi bozulan da, elinize sağlık, güzel bir yazı olmuş.

    YanıtlaSil
  19. İnsan hayata bakmalı

    YanıtlaSil
  20. İnsan küçülmüş bir alem.. Alem ise açılmış bir insan.. Alemde yaşanan her olay insana bir mesajdır. Güneşin doğuşunu ve batışını izlemek, belkide insanın kendi yaşadığı acıların ve mutlulukların bir döngü olduğunu anlamasına yardımcı olabilir.. :)

    YanıtlaSil
  21. İnsan küçülmüş bir alem.. Alem ise açılmış bir insan.. Alemde yaşanan her olay insana bir mesajdır. Güneşin doğuşunu ve batışını izlemekte, belki de insanın yaşadığı acıların ve mutlulukların bir döngü olduğunu anlamasına yardımcı olabilir..:)

    YanıtlaSil
  22. Burnumuzun ucunda olan, her an şahit olduklarımızı ne de güzel anlatmışsınız. Ve tüm bunların neden olduğunu da… Düzen bizi düzenliyor;)🍉

    YanıtlaSil

Yorum Gönder