“Bunu da at şunu da at! Asıl şunu hiç gözüm görmesin! Ne paralar harcamış ya gözümü boyamak için!”
Söylene söylene eski sevgilisinden yadigar hediyeleri çöpe tıkıştırıyordu Seher. Sevgilisi “eski” olalı bir hafta olmuştu ve çok canı acıyordu. Aldatıldığını öğrenir öğrenmez ayrılmıştı Emre’den.
Son yıllarda ciddi bir ilişkisi olsun da evlilikle son bulsun istiyordu. Aslında yıllarca evlilikten kaygı duyan biri olmasına rağmen son üç, dört yıldır bu durum değişmişti. Artık bir ömrü tek başına geçirmek istemiyordu. Hayatın yükünü beraber sırtlanabileceği biriyle bir yuva kurma fikri ona hoş gelmeye başlamıştı. Ama aksi gibi karşısına bir türlü dikiş tutturamayacağı tipler çıkıyordu. Başta onu çok heyecanlandıran, “İşte doğru insan!” dediği kişilerin hiç de öyle olmadığını sonradan anlıyordu.
Hediyelerle meselesini hallettikten sonra kafasını dağıtmak için biraz yürüyüp hava almak istedi. Odadan çıkınca koridorda karşılaştığı annesine ağladığını belli etmemeye çalışsa da becerememişti. Kızarmış gözlerle “Biraz yürüyeceğim” deyip hızlıca çıkıverdi.
Yürürken yaşadıklarını düşünmeye başladı Seher. Eskileri hatırladıkça yavaş yavaş iyi bir ilişkisi olacağına dair ümidi azalıyordu sanki.
“Bu zamanda çok zor! Herkes birbirinin yanı başında olmasına rağmen arkasını bulur bulmaz bir iş çeviriyor. Artık benim için doğru insanla karşılaşmak sadece bir hayal! Gerçekten nasıl böyle olur ya? Aldatılmak benim kaderim mi? Her defasında aynı şeyi yaşıyorum. Güveniyorum ve sonu hüsran!”
Farkında olmasa da yürümeye devam ediyordu bir yandan kendine kızarken… Geçtiği sokakların penceresinde gördüğü bir çiçek Emre’nin ona ilişkinin başlarında aldığını hatırlatmıştı. Yüzünde engel olamadığı bir tebessüm oluşmuştu. O anı tekrar yaşıyordu sanki. O duygular geri geldikçe daha fazla hatırlamaya çalışıyordu Emre’nin kendisine çiçeği verişini.
Şiddetli bir fren sesiyle üzerine buzlu su dökülmüş gibi irkildi.
“Hey! Görmüyor musun? Canına mı susadın kızım sen!”
Seher farkında olmadan yeşil ışığa denk gelmesine rağmen yürümeye devam etmişti. Adamın ve kornanın sesiyle kalbi yerinden çıkacak gibi oldu. Az daha kocaman kamyonun altında kalıyordu.
Titreyen bacaklarıyla şoku atlatmak için kenardaki banka kendini zor attı.
“İnanamıyorum! Ne yaşadım ben az önce? Rüyalara dalıp giderken az daha canımdan oluyordum. Tam da yaşadığım ilişkinin özeti gibiydi sanki. Neydi sürekli yanlış seçimler yapacak kadar gözümü kör eden? Neye göre seçtim ben bu adamı? Aldığı çiçekler, yaptığı jestlerle yaşadığım o tatlı his miydi tek değerlendirme kriterim?”
Bir kazanın eşiğinden dönmesi zihninde pek çok sorular uyandırmıştı Seher’in. Belki de kendisini doğru cevaplara bu sorular götürecekti.
İnsan seçimlerini yaparken sadece anda aldığı keyifle değerlendirince sonuçta mutsuzlukla karşılaşır. Meseleyi sadece bir yönüyle değerlendirmek yetersiz bir değerlendirmedir. Bir koltuk satın alırken bile sadece kırmızısının tonuna bakıp alıyoruz da ona sürekli bir şeyler dökecek çocuğumuzu unuttuğumuzda bu seçimimizden dolayı pişman olabiliyoruz. “Keşke beğendiğim kırmızı tonunda olan ama daha kolay silinebilir bir kumaş alsaydım” diyebiliyoruz.
Dolayısıyla ilişkilerimizde de karşıdaki insanı sadece aldığı hediyeler, yaptığı jestlerin bize hissettirdiği tatlı hislere göre değerlendirdiğimizde yanılabiliyoruz. Ve her ilişkimizin başında aynı şeyi yapmaya devam ettikçe aslında ‘’ya tutarsa’’ demiş olarak benzer senaryoyu yaşıyoruz. Ancak hayat bunca hayal kırıklığıyla yaşanmak zorunda olunan bir yer değil. Bu hayatta insanı tanımanın da ilişkilerdeki kıvamı tutturmanın da aslında yöntemleri var. Yeter ki doğru soruları sormaya başlayalım…
💧
Deneyimsel Tasarım Öğretisi ve Karar temalı blog
Deneyimsel Tasarım Öğretisi, insanın amacını amaç edinmiştir.
Hayatta mutlu ve başarılı olmak...
Deneyimsel Tasarım Öğretisi ve Karar temalı blog
Deneyimsel Tasarım Öğretisi, insanın amacını amaç edinmiştir.
Hayatta mutlu ve başarılı olmak...
Bir kararı sadece tek yönü ile düşünmek ya da sadece isteklerimize göre karar vermek ne kadar insanı bu hayatta oyalayan kararlar almasına sebep oluyor
YanıtlaSilAynı sebepleri oluşturup ya tutarsa demek…
YanıtlaSilYazı için emeği geçen herkese teşekkürler :)
YanıtlaSilEmeklerinize sağlık...
YanıtlaSilSeni o kadar mutlu eden hediyeler, ilişki bittiğindre bir o kadar acı veriyor. Nasıl bir illüzyondayız ki...
YanıtlaSilDoğru soruları sormak, gerçekten anın büyüsüne kapılıp, irdelemeden karar verip ne çok hayal kırıklığı yaşıyoruz. Sonra da niye bu benim başıma geldi diye söyleniyoruz. Sebeplerimize bakmadan sonuçları değerlendirerek…
YanıtlaSilİnsan çok fazla isteyince gerçekleri de yanlışları da göremiyor, hayat hep hediyelerle jestlerle geçecek sanıyor.. ders almıyor ve hataların tekrarına düşüyor.. hayat bunca hayal kırıklığıyla yaşanacak bi yer değil!! İyi ki DTÖ
YanıtlaSilNeye göre değerlendirme yaptım? Ne mühim soru... Teşekkür ederim, kaleminize sağlık.
YanıtlaSilİnsan hayatta karşılaşılan sonuçlarda hep nedenleri sorarken,kendi hayatında karşılaştığı sonuçlarda bu soruyu kendine sormaz...
YanıtlaSilHassas irdeleme yapamadığımız her yerde yanlış kararlar vermek kacinilmaz oluyor
YanıtlaSilYazılarınız da seminerleriniz gibi insanın bilincini açıyor, yanlış kararlardan uzaklaşıyor. Kaleminize kuvvet :)
YanıtlaSilElinize sağlık. 💐
YanıtlaSilYa tutarsa ’larla hayatımızı heba edemeyiz, mutlu yaşayamayız. Yaşadıklarımızdan, ilişkilerimizden ders çıkarmalıyız. Ama önce insanı, beni, seni onları iyi tanımalıyız. ☺️
"Ya tutarsa " diyerek
YanıtlaSilbilmeden attığımız her adım ,hayatımızı şansa ve tesadüfe bağlamak ...
Yazıda bakış açısı farkındalık oluşturmuş ancak bu denli sığmı bakıp kararlar alıyoruz ? İnsan insanla iletişim ve etkileşimi sadece onda uyandırdığı hisler olamaz kendinde hissettiği eksikleri tamamlamak için de istek ve duygular ön plana geçiyor mantık devre dışı kalıyor bu nedenle bize iyi gelecek kişi yerine yoksun olduğumuz eksikleri vereceğini sandığımız hayali kişilerin verdiği kırıntılarla tuzaklara düşülüyor.
YanıtlaSilBirde insan değişebilen bir varlık bunu nasıl değerlendirebiliriz ?
Elinize sağlık. Çok teşekkürler 💐İnsanı tüm gerçeğiyle tanımak, tanımak ve anlamak…
YanıtlaSilİlişkiler karşılıklı bedel ister .
ilişkimdeki dengeyi bozdum, şimdi nasıl ilk zamanlarıma dönerim onu düşünüyorum
YanıtlaSilBazen öyle seçimler yaparız ki bu seçim bizi ya mutlu eder ya da mutsuz. Peki ama neden bunu yaşarız? O anın büyüsüne, heyecanına kapılıp doğru kararlar alamayız. Sonunda yaşanan ise büyük bir hayal kırıklığı olur. İsteklerimizi kontrol edemediğimiz, deneyim çıkarmadığımız her ne varsa benzer şeyleri yaşamak kaçınılmaz oluyor.
YanıtlaSilKaleminize sağlık. Insan hayat amacı yoksa yanlış istekler oluşturup onların pesinden gidebiliyor.
YanıtlaSilÇok doğru
YanıtlaSil