Sevdiğim Fırında Sütlaç Severmiş

Sevdiğim Fırında Sütlaç Severmiş


“Bir fırın sütlaç olsa da yesem.” dedi. Daha evleneli beş ay beş gün olmuştu. Yeni yeni birbirimizi tanıyoruz; zevklerimiz, sevdiklerimiz, sevmediklerimiz, benzer ve farklı yönlerimiz, güçlü ve zayıf özelliklerimiz… 

Zamanımızı paylaşıyoruz, yemeğimizi paylaşıyoruz, aynı evi paylaşıyoruz… Birbirimizi mutlu etmek için adeta yarışıyoruz…

 

Benim isteklerimi ihtiyaçlarımı önemsiyor, beni mutlu etmek için elinden geleni yapıyor. Ben de her fırsatı sevgi bağımızı, birlikteliğimizi keyifle devam ettirebilmek için değerlendiriyorum. 

 

Sevdiğim fırında sütlaç severmiş.


“Ona fırın sütlaç yapsam çok mutlu olur.” diye aklımdan geçirdim yürüyüş yaparken. Bu konuda bilgim ve marifetim olmadığı için öğrenmem gerekiyordu…

 

Peki sütlaç nasıl yapılır?


Merak varsa öğrenme vardır. İnsan merak ettiğini algılamaya başlar.


Hemen akla sorular gelir … 

 

Sütlaç için malzemeler nelerdir? 

Peki kullanılacak malzemelerin ölçüleri nedir? 

Nasıl kıvamında sütlaç yapılır? 

Pişirme ısısı, süresi, ocakta mı, fırında mı?

Acaba eşimin sevdiği kıvam nasıl? 

 

İnsan neye ihtiyaç, istek duyuyorsa merakı, ilgisi oradadır. Merak neredeyse algısı, düşüncesi, öğrenmesi, bedeli, emeği oradadır ve orada marifetlenir.

 

Yemek konusunda annemin üstüne tanımam, rahmetli babam da öyle söylerdi. Sütlacı çok severdi, özellikle de fırında olanı,. Çok şekerli, biraz sulu... 


-’’İçinde pirinçler yüzecek!’’


Annemden başkasının sütlacını da beğenmezdi, “Tadı az olmuş, kıvamı çok koyu olmuş...” diyerek, illaki bir mazeret bulurdu. Babam yemeğe çok düşkün bir adamdı, annem onun sevdiği tatlarda ustalaşmıştı. Babamın gönlünü hoş etmek için yemeklerden yararlanırdı. Tarifleri araştırır, duyulmadık bilinmedik tatlar denerdi. Arkadaşları; “Ne meraklısın yemek yapmaya, nereden buluyorsun bu tarifleri?” derdi. Bu merakı annemi bayağı marifetlendirmişti. 

 

‘’Ben de yaptığım yemeklerde annem gibi usta olabilir miyim?’’ diye düşünürken yürüyüşe devam ediyordum. Bir yandan da !vitrininde sütlaç gördüğüm bu kaçıncı dükkandı?! diye kendi kendime soruyordum. Ya pastanelerin vitrinine koymuşlardı ya restoranların tatlı listesinde asılıydı. Daha önce yüzlerce kez geçtiğim sokaklarda bu kadar sütlaç satıldığını fark etmemiştim. İçlerinden birisine girip bir tane sipariş verdim. Sütlacı yerken daha önce de buradan yediğimi hatırladım ama hiç bu tatları almamıştım. Şimdi sütün, pirincin, şekerin ayrı ayrı ve bütünüyle tatlarını anlamaya çalışıyorum. ‘Sanki fırında biraz fazla kalmış’ gibi yorumlar aklıma geliyor. Önceki yediğimde hiç bunlara dikkat etmemiştim. 


Ertesi günkü yürüyüşümde farklı bir yerden sütlaç yedim, bu kez daha detaylı lezzet almaya çalışarak… Hatta ustaya soru bile sordum. Daha önce sütlaç satıldığını fark etmediğim yerde şimdi ustayla fikir alışverişi yapar olmuştum. Merakım öğrenme isteğimi arttırmıştı. Ha gayret bir de evde yapmayı denersem artık marifetlenmeye başlayacaktım. 

 

İhtiyacımız neredeyse merakımız, ilgimiz ve marifetlenmemiz o yönde olur.

 

Sütlaç ustası annemden tarifi aldım, malzemeleri hazırladım, gerekenlerin hepsi tamam.

Tam kıvamında bir sütlaç yapabildim babamın tabiriyle…

 

Peki yaptığımız kişinin nasıl sevdiği de önemli değil mi? 

 

Benim sevdiklerimin istediği sütlaç nasıl? Şimdi eşimin damak tadına konsantre olmuştum. Az yanık mı, çok yanık mı, nişastalı mı, kırık pirinçli mi? Biraz merak, düşünce ve konsantrasyonla nasıl sevdiğini öğrenmiştim. Az şekerli, bol nişastalı ve az pirinçli seviyormuş. Hemen işe koyuldum. 


Eşim afiyetle yedikten sonra gülümseyerek: “Çok güzel olmuş, eline sağlık canım. Ben güllacı da çok severim biliyor musun?”😊

 

Eyvah eyvah! 


Yeni bir istek, yeni bir merak, yeni bir öğrenme süreci, yeni bedeller ve marifetlenmem demek …

 

Annem güllaç yapmayı bilmez ki!

 

Güllaç yapmayı bilen var mı?





💧 

Deneyimsel Tasarım Öğretisi ve Karar temalı blog

Deneyimsel Tasarım Öğretisi, insanın amacını amaç edinmiştir. 
Hayatta mutlu ve başarılı olmak...

" İnsanoğlunun, yeryüzünde var olduğundan beri, en büyük dostu ve düşmanı hiç değişmedi. Aynadaki kişi..."  Yahya Hamurcu

Sakınmada Ustalık
Designer (Strateji Tasarımcılığı)

💧

Yorumlar

  1. “İhtiyacımız neredeyse merakımız, ilgimiz ve marifetlenmemiz o yönde olur.”
    Yeter ki ihtiyacımızı doğru belirleyelim, bize ve çevremize faydalı olacak güzel yerlere koyalım.
    Küçük büyük marifetlenelim.
    Çok teşekkürler💐

    YanıtlaSil
  2. İnsanı mutfakta bir şefe dönüştüren o yuva… Ne mutlu!

    YanıtlaSil
  3. Cok icten samimi bir anlatım olmuş. Canım sütlaç istedi dersem yalan olmaz.:)Kalemine sağlık...

    YanıtlaSil
  4. Şevin Güzel Salduz26 Ağustos 2024 14:00

    ellerinize sağlık çok güzel bir yazı olmuş. Merak neredeyse öğrenme orada. Eşimde sütlacı çok sever aynı o yazıdaki Rahmetli baba gibi.
    Evlendiğim ilk zamanlar haftada 2-3 kez sütlaç denerdim, sonunda ✅ bir zamanlar merakımız ordaydı ve öğrendik çok şükür.. ☺️ Merak neredeyse öğrenmede orada marifetlenme de orada🤲🏻

    YanıtlaSil
  5. Ihtiyac gidermeyi neşeyle yapabilsek ne güzel olacak. Yazı neşelendirdi ve şevklendirdi :) kaleminize sağlık

    YanıtlaSil
  6. MelekNur Okumuş Gül27 Ağustos 2024 09:27

    Sütlaç, güllaç derken marifetler çoğalacak😂 Merak neredeyse konsantrasyonu orada 👍

    YanıtlaSil
  7. Faydayı güzel vermek de bu işte...
    Adı bile keyifliydi
    Kaleminize sağlık

    YanıtlaSil
  8. Merak varsa öğrenme var.. insan açlıkta marifetleniyor.. emeğinize sağlık

    YanıtlaSil
  9. Açlık insanı nasıl da marifetlendiriyor.. kaleminize sağlık

    YanıtlaSil
  10. Fayda çok eğlenceli anlatılmış! Kaleminize kuvvet :)

    YanıtlaSil
  11. Fayda çok eğlenceli anlatılmış! Kaleminize kuvvet :)

    YanıtlaSil
  12. Kaleminize sağlık. 💐 İnsan yeter ki istesin ama güzeli, doğruyu, ihtiyacı istesin. Ve adım atıp harekete geçebilsin. O zaman hayat keyifli oluyor, öğrenme marifetlenme tam kıvamında oluyor ☺️

    YanıtlaSil
  13. Ne kadar akıcı bir yazı olmuş. Güllaç yolculuğunu da bekliyoruz dercesine.🙂
    Merak neredeyse algı oradadır.
    Kaleminize sağlık. Sabahıma neşe kattı yazınız .. 🤗

    YanıtlaSil
  14. Çok tatlı:)

    YanıtlaSil
  15. İnsanın merakı olduktan sonra öğrenemeyeceği bir şey yok. Yeterki istesin. Bu arada insanın kalbine giden yol midesinden geçer diye boşuna dememişler :)

    YanıtlaSil
  16. Eline,yüreğine sağlık ....Aslında bizim evde de buna benzer durumlar yaşanmakta,babam sütlacı çok sever .Sevdiği gibi yapmayı da bilir .Bizim evde sütlaç babamdan sorulur

    YanıtlaSil
  17. Çok güzel bir anlatım, kaleminize sağlık. Okurken kendimi olayın içinde hissettim. Bir an da olsa geçmişe gittim... sevdiklerimiz... yitirdiklerimiz... özlediklerimiz... Hepsini rahmetle anıyoruz...

    YanıtlaSil
  18. Olsa da yesek... Kaleminize sağlık... 😉

    YanıtlaSil

Yorum Gönder