Yolculuk

 

Yolculuk

Sürat sevdiği bir şey değildi. Daha yumuşak geçişler, sakin hareketlerden hoşlanıyordu Berru. Bulunduğu yerin havasını kokusunu almayı severdi. Her şeyi olduğu haliyle içine çekip sonra yavaş yavaş anlamaya çalışmak onu keyiflendirirdi. İnsanlar, hareketler, bakışlar, konuşmalar, gülüşmeler ve içlerindeki detaylar… Her şeyin hızla geçip gittiği bir yaşamda yavaş kalıp seyretmek ona haz verirdi.

Yürüyüşe çıksa, bir bankta otursa, ya da iş yerinde terasa çıkıp gök yüzüne baksa mutlu olurdu. Bir solukta kurulan cümlelerin arkasına bakmak, usul usul dinlemeyi gerektiriyordu. Telaşla yapılan el kol hareketlerinin özünü anlamak görmeyi gerektiriyordu. Baktığını görmek, işittiğini duymak, tattığını hissetmek için yavaşlamak gerekiyordu. Böyleydi işte, bir küçük ağaç ya da dahaca bir çalı. O seyrediyor diğer her şey savruluyordu.

Bunları düşünüp hayal ederken pencereye başını yasladı. Ama rahat edemedi. Çünkü pencerenin hızlı titreşimi başını geri çekmesine sebep oldu. Yanındaki hırkasını katladı. Pencere ile başının arasına koydu. Bacak bacak üstüne atıp biraz daha yan döndü. Trendeydi ve vagon doluydu. Ve dışarı bakıp bir vagon dolusu insandan soyutlanmak daha iyi hissettiriyordu. O zaman gördüğü pencereden yansıyan bir tebessüm görüntüsüydü. Tam karşısında ona gülümseyen bir çift göz vardı. Sohbete hazır bekleyen ama henüz aralanmamış dudaklarında pembe bir ruj vardı. Güzel ve sevimliydi. Başını kaldırıp ona doğru dönse muhabbet başlayacaktı. Kararsız kaldı Berru. Gözlerini kapatıp uyumaya çalışabilir ya da ilgiye ilgiyle karşılık verebilirdi. Yorgun ve üzgündü ama onu üzmeyi istemedi. Pencerenin yansımasından da olsa tebessüm etti. Yaşlı kadın oturduğu yerden gülümseyerek ona bakıyordu.

Trende vagonun ortasındaki masalı bölümdeydi. Yani bir masa ve 4 koltuk vardı birbirine bakan. Kazağını yeniden aldı. Koltuğunda hafifçe doğruldu. Yaşlı kadına selam verdi. Tam tahmin ettiği gibi oldu. Yaşlı kadın da bu selamı bir fırsat olarak değerlendirmeye hazırdı.

-          Seni tanıyorum dedi.

İçinden ‘’Hadi ya nereden tanıyorsun? ‘’ demek geldi ama demedi.

-          İnanmıyorsun ama seni tanıyorum. , İnsanlar aslında kendini anlatır. İçlerinden geçirdikleri şeyler, yüzlerine, ellerine, omuzlarına, kollarına hatta kılcal damarlarına bile yansır.

Evet yaşlı kadın doğruyu söylüyordu okumuştu buna benzer şeyler. Ama şimdi onun kimlik analizinden geçmek istemiyordu. Biraz ağzını buruşturdu. Ne de olsa bir insan yabancı birinin eleştirisini dinlemeye hazır olmuyordu.

-          Sana duymak istemeyeceğin şeyler söylemeyeceğim güzel kız. Dinlemek istemezsen konuşmam da. Ama belki de bir deneyim içinden sadece bir cümle sana iyi gelir.

En sevmediği şeydi, tatlı konuşkan teyzeler. Ve hep onu bulurdu.

-          Annesini özleyen bir kız çocuğuna benziyorsun. Dedi.

Boğazına bir yumru takıldı Berru’nun. Ne kadar çaktırmamaya çalışsa da zor yutkunduğu belli oldu.

-      Soru sormayacağım, istersen anlatırsın ve bil ki hiç sorgulamadan seni dinlerim.  Vaktim var. Anlatmak istersen tabii. Sadece şunu bilmeni istiyorum. Şu anda ne için kırgınsan bil ki geçecek. Ne için mutluysan bil ki geçecek. Uzun bir hayatım oldu. Ne yazık ki yaşadığım her anı o an anlayamadım, ders çıkaramadım. O nedenle çok defa düştüm ve aynı hataları tekrar tekrar yaptım.

Ama sonra fark ettim ki; şu anda içinde bulunduğumuz trenden daha hızlı akıyor zaman. Deneyip yanılarak insan çok hırpalanıyor. Bazen ümitsizliğe düşüyor. Ama hiç fark etmiyor ki, bunların hepsi yani tüm problemler ve tüm çözümler anlatılmış. Hatta sadece anlatılmamış hepsi her gün, her an çiçeklerle ve böceklerle, toprakla, suyla tekrar tekrar aktarılmış. En acı tarafı da şu ki; deneyim transferi yapmayınca hayat gözünün önüne koysa da insan hiç idrak edememiş olduğunu fark ediyor.

Çok gençsin, insan yaşadığı olumsuzluklarda suçu dış dünyaya atmak ister. Bu yüzden çoğu zaman gerçek problemini göremez. Başına gelen olayların kendisine anlattığı mesajları anlayamaz.  Her bir olay kıymetlidir kızım. Problemlerinin de, çözümlerinin de kıymetini bil. Onlara bilinç ver. İşini ve projeni bitirmekten daha önemli, buna inan. Etrafında olan her şeyin sana anlattıklarını dinlemeye çalış.

Sana bir gençlik sırrı vereyim. Yaşanmışlık insanı yaşlandırır. Tekrar eden problemler insanı yıpratır. Sonra hiçbir dolgu, hiçbir botoks böylesine bir yaşlanmayı güzelleştiremez kızım.’’ Diyerek bastı kahkahayı…

Yaşlı teyzenin kahkahasını havada bırakmamak için, Berru da gülümsedi nezaketen.

-          Tabii haklısınız, olabilir.

Kelimeleri dökülürken dilinden çok da samimi değildi. Yine de söylenenleri hafızasına aldı. Özellikle, doğanın verdiği mesajlar ve deneyim transferi üzerinde düşünebilirdi belki. Tam ‘’Bu konuşma nereye doğru gidiyor?’’ diye kaygı duymaya başlamıştı ki, tren istasyonda durdu. Yaşlı kadın önce Berru’ya  sonra diğer yolculara nazikçe iyi yolculuklar diledi ve vagondan indi.

Berru, fırsattan istifade telefonunu çıkardı. İnternette gezinmeye başladı. Fakat bu kez pek sarmadı. Tekrar tren camından, ovaları, tarlaları, küçük çamlıkları izlemeye koyuldu. Başta kurtulmak istediği yaşlı yol arkadaşının söyledikleri ile yolculuğuna devam etmeyi tercih etti. Yaşlı kadının söylediklerini düşünmeye başladı. "Her şey geçici" demişti. Bu onu ne kadar da rahatlatmıştı.

Berru için yeni bir yolculuk başlamıştı. Deneyimlerden öğrenme yolculuğu… Ve Berru henüz bilmese de yakında fakına varacaktı. Böyle bir yolculuk, basit bir tren yolculuğundan çok daha uzun ve çok daha keyifliydi...


💧 

Deneyimsel Tasarım Öğretisi ve Karar temalı blog

Deneyimsel Tasarım Öğretisi, insanın amacını amaç edinmiştir. 
Hayatta mutlu ve başarılı olmak...

" İnsanoğlunun, yeryüzünde var olduğundan beri, en büyük dostu ve düşmanı hiç değişmedi. Aynadaki kişi..."  Yahya Hamurcu

Sakınmada Ustalık
Designer (Strateji Tasarımcılığı)

💧

Yorumlar

  1. Elinize sağlık.
    Hayatta tesadüf yoktur gerçekten de. Karşımıza çıkan her şey mesaj veriyor. Bize hızlı gelen bu yolculukta zor da olsa geçiciliği kabul ettiğimizde, mesajları değerlendirmeye, deneyim çıkarmaya, dünümüze göre daha iyi olmaya başlıyoruz. Bize verilenlerin hakkını vermeye çalışıyoruz. Çok teşekkürler💐

    YanıtlaSil
  2. samimiyet her şeyden önemli...

    YanıtlaSil
  3. Hayata bu gözle bakabilmek,sunduğu güzellikleri aleyhime hibi görünse de görebilmek ümidiyle...

    YanıtlaSil
  4. Ellerinize sağlık ne güzel bir yazı olmuş. Başımızı trenin camına yasladik.

    YanıtlaSil
  5. “Şu anda ne için kırgınsan bil ki geçecek. Ne için mutluysan bil ki geçecek. ”
    Ne güzel bir deneyim transferi
    Teşekkürler 🌺

    YanıtlaSil
  6. Yolculuk hepimiz deneyimlemişizdir. Bir şekilde öyle ya da böyle... Önemli olan bu yolculuklarda bende ne kaldı.Anı oluşturabildim mi kendime.Hala aklıma geldiğinde tebessüm edebiliyormuyum...

    YanıtlaSil
  7. Deneme yanılma çok maliyetli, deneyim transferi çok tasarruflu 👌

    YanıtlaSil
  8. Kaleminize sağlık. Yolculugu guzel kılan amacını gerceklestirme azmindir.Kaleminize sağlık

    YanıtlaSil
  9. Berru bana çok benziyor :) umarım hayatta çok yipranmadan teyzemizin tavsiyelerini dikkate alır :) kaleminize sağlık

    YanıtlaSil
  10. Yaşadığımız problemler de çözümleri de o kadar burnumuzun dibinde ki... Ama görememişiz ya da görmek istememişiz. Halbuki bazen bir çiçek bazen de bir böcek mesajı veriyor bize. Deneyim transferi ne kadar da önemli hayatımızda.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder