Herşey Yolunda Mı?

 

Herşey Yolunda Mı?

Yağmurlu bir pazar akşamında çalmıştı Ahmet'in telefonu. Arayan üniversiteden arkadaşı Kemal'di. Kemal ile üniversite zamanlarından kalma yakın bir dostlukları vardı. Mezun olduktan sonra ayrı şehirlere gitmeleri ve hayatın koşturması sebebiyle daha az sıklıkta görüşebiliyorlardı. Buna rağmen her konuştuklarında birbirlerine karşı aynı sıcaklığı hissederlerdi. Bir ihtiyaçları olduğunda birbirlerine danışmayı ihmal etmezlerdi.

"Ahmet ne haber kardeşim?"

Kemal'in durgun olduğu sesinden çok belli oluyordu. Bir derdi vardı ve Ahmet de bunu hemen anlamıştı.

"Ben iyiyim kardeşim, seni sormalı.  Hayatında her şey yolunda mı?"

"Her şey yolunda mı?" sorusu Kemal'e biraz garip gelirdi. Yolu olmayan bir hayatın, nasıl her şeyi yolunda olabilirdi ki? Özellikle son birkaç aydır Kemalin hayatında çoğu şey yolunda gitmiyordu. Bir süredir problem yaşadığı nişanlısıyla olan ilişkisi garip biçimde bitivermişti. Ama Ahmet'in durumu pek olumsuz görünmüyordu. Hakikaten de onun hayatında çoğunlukla her şey daha yolundaydı. Hayatında eskisi kadar sorunları kalmamış olmalıydı ki Kemal'e daha az danışıyordu. Hayat sanki eskiden dertleştiği arkadaşının yollarını açmıştı. Kendisinin ise benzer sorunları devam ediyordu.

Ahmetin mutlu bir evliliği ve bir çocuğu vardı. Kemal'in de yaşı epey ilerledikçe evlenme fikri aklını çelmiyor değildi. Ahmet'in çocuğu ile çektiği fotoğrafları sosyal medyada görürken de imreniyordu.

"Sorma kardeşim! Sana daha önce söyleyemedim ama nişanlımdan ayrıldım. Başlangıçta her şey çok iyiydi. Bir sorunumuz yoktu, kızı çok seviyordum. Zaten beni biliyorsun öyle herkesle görüşmem. Kafa dengimi bulduğuma inanıyordum. Ama bir süre sonra beni fazlasıyla daraltmaya başladı. Olur olmadık ortamlarda gereksiz kıskançlıklar yapmaya başladı. Sabah uyanır uyanmaz konuşuyoruz zaten. Aradan zaman geçmeden tekrar arıyordu ve her anımı takip etmeye çalışıyordu. İşten çıkarken yine arıyor, sürekli konuşmak istiyordu. Görüşüp konuşmanın dozu artık bunaltıcı hale gelmişti. Bu kadar ilgi beklentisini karşılamama rağmen Neden 5 dakika geç yazdın?diye trip atıyordu. Ailemle diğer arkadaşlarımla vakit bile geçirmeme izin vermiyordu. Kısacası hayatındaki tek varlık benmişim gibi davranıyordu. Sonrasında bende olmadığım bir adama dönüşmeye başladım.  Artık dayanılmaz noktaya gelince ben de ayrılma kararı verdim. Ve kötü bir ayrılıktı. Gerçekten neden böyle oldu bilmiyorum. Sorun bende mi onda mı anlamadım. Bir daha gerçekten böyle bir şey yaşamak istemiyorum. Nerede hata yapıyorum?’’

Kemal gerçekten de söylediği gibi kolay kolay kimseyi hayatına almayan biriydi. Zor beğendiği için yıllardır bekardı. Tam evleneceğim kız deyip nişanlanmıştı ki yine ayrılık görünmüştü. Haliyle ilişkisinin bu şekilde sonlanmasına üzülüyordu. Uzun sayılacak ıstıraplı bir süreçten geçmişti. Bir zamanlar sevdiği kadından yaka silkeceğini düşünmemişti. Ama başta hep nişanlısını suçlasa da yavaş yavaş yaptığı hataları da görebiliyordu. Daha çok kendini düşünmüştü. İş yoğunluğundan nişanlısını ihmal etmişti. Sonrasında da ondan uzaklaşmış ve anlayışsız davranmıştı. Bir daha aynı hatayı yaparak vakit kaybetmek ve birilerini üzmek istemiyordu. Fakat yine de her yerde gerçeği itiraf edemiyordu.

Ahmet en anlayışlı tonuyla konuşuyordu. Hataların tek taraflı olmayacağını bilecek kadar uzun süredir evliydi.

"Kemal, kardeşim seni tanıyorum ve gayet iyi anlıyorum. Herkesi hayatına alan biri değilsin. Böyle ciddi konularda risk almak istemezsin. Nasıl ki araba sürmenin bir kuralı var, ilişkilerin de şaşmayıp işleyen kuralları var. Onları öğrendiğinde nerede ne tepki vereceğini iyi kestirebiliyor insan. Öğrenmediğinde ise hem kendini hem karşısındakini riske atmış oluyor. Sonra evliliklere, onca verilmiş emeklere yazık oluyor."

"Aslında onu karşıma alıp konuşmuştum ama bir şey değişmedi. Bir süre sonra aynı hareketlere devam etti."

"Karşına alıp konuşmak işi pek çözmüyor kardeşim. Çünkü sadece konuşarak bir insanda davranış değişikliği oluşmaz. Ne oldu da dengede başlayan ilişki bu hale geldi? Nasıl oldu da bize güvenen eşlerimiz, zaman geçtikçe kıskançlıktan yaşamı çekilmez kılabiliyor?

Önce kendimize bir ayna tutmamız daha doğru olabilir. Kendimizi tanımayı başarıp çözüm için zıttında hareket edebilirsek, eşlerimizle yine eminlik içinde yaşayabiliriz. Çünkü sen kendi davranışlarını değiştirirsen karşı tarafın davranışları değişiyor. Ayrıca sen bu hayattaki hedeflerini ve amaçlarını iyi belirlersen istediğin tarzda insanlar girecek hayatına. Yani tek hayatı senden ibaret olmayan, amaçları ve hedefleri olan insanlar...  Bunun yolu da önce kendini tanıyıp sonra hayatın ve ilişkilerin yasalarını öğrenmekten geçiyor."

Yaşadıkları ve Ahmetin anlattıkları Kemali hayli düşündürmüştü. Belki de artık Kemal de kendini tanıyıp, ilişkilerin ve hayatın işleyişini öğrenmek için bir adım atacaktı...



💧 

Deneyimsel Tasarım Öğretisi ve Karar temalı blog

Deneyimsel Tasarım Öğretisi, insanın amacını amaç edinmiştir. 
Hayatta mutlu ve başarılı olmak...

" İnsanoğlunun, yeryüzünde var olduğundan beri, en büyük dostu ve düşmanı hiç değişmedi. Aynadaki kişi..."  Yahya Hamurcu

Sakınmada Ustalık
Designer (Strateji Tasarımcılığı)

💧

 

Yorumlar

  1. "Bugünkü kararlarımız yarınımızı şekillendirir" kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
  2. Konuşturarak karşımızdakinin davranışını değiştirmek sadece bir istektir. Ancak ne zaman kendi davranışlarımızı değiştirmeye başlarsak işte o zaman karşımızdaki kişinin davranışları da değişmeye başlıyor.

    YanıtlaSil
  3. ''Sadece konuşarak bir insanda davranış değişikliği oluşmaz.'' O kadar şahidim ki bu cümleye. Bizim davranışımız değişirse karşı taraf da değişiyor. Seminerleriniz ve şimdi de yazılarınızla öğrettikleriniz için ne kadar teşekkür etsem az. Emeklerinize sağlık :)

    YanıtlaSil
  4. Oysa insanların çoğu karşıdakini değiştirmeye çalışır.

    YanıtlaSil
  5. Birinin morali bozuk olduğunda hemen sorarız “herşey yolunda mı?” Hayat her zaman aynı yolda gitmez ki. bi bakmışsın iyi bi bakmışsın karışık. karışıklıktan çıkıp doğru tepkiler verebilmek için insanları tanıyıp, doğru ilişkiler kurup, gerçek mutlu ve başarıya ulaşılmalı.. iyi ki DTÖ

    YanıtlaSil
  6. Çok iddialı duruyor başta bu söylenenler ama insan seminerlere gelince anlıyor bazı şeyleri. İlişkilerimde daha etkili olabilmemi sağlayan tüm emeği geçen herkese teşekkürü borç bilirim. :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder