Onca
yıl çalıştıktan sonra emekli olmuştu. Şimdi artık kendi patronu olmak
istiyordu. Tek başına rahat rahat çalışmak cazip geliyordu. Ne de olsa terzilik tek başına yapılabilecek
bir işti. Evine yakın olan bir pasajda dükkân buldu. Çok masraf yapmasına da
gerek yoktu. Eski çalıştığı firmaların
verdiği tecrübeyle ve o firmaların marka bilinirliği ile kısa sürede müşteri
kitlesi oluşmuştu. Marifetlerini kullanabiliyordu. Müşteriler elinden çıkan işin kalitesinden
memnundular. Dolayısıyla kısa sürede müşterilerinin sayısı artmaya başladı. Az müdahale gerektiren iş de olsa en
az on günde geri verebileceğini söylüyordu. Kendini ağırdan satıyordu. Müşteriler
de buna razı görünüyordu.
Daha
çok müşteri almanın ona daha fazla para kazandıracağını düşünmüştü. Fiyatlarını
piyasanın üstünde tutuyordu. Ne de olsa tecrübesi ve marifeti bunu
destekliyordu. Bulunduğu çevre öyle çok maddiyatı yüksek olan bir yer değildi.
Bunu bilmesine rağmen yüksek fiyatlandırma yapıyordu.
Bir
iki yıl içerisinde işlerinin çokluğundan, aynı pasajda daha büyük bir yere
geçti. Bu arada pasaj komşularına karşı da kibirlenmeye başlamıştı. Neticede
kendisinin dükkanına girenin çıkanın haddi hesabı yokken onlar sinek avlıyordu
ona göre. Ticaret aklı vermeye bayılıyordu komşularına.
Bu
arada müşterileri geliyor, ona palto, etek, ceket, elbise gibi yeni dikim
siparişler de veriyorlardı. Bu işler ona ücret olarak daha cazip geldiği için
hiçbirine hayır demeden hepsini kabul ediyordu.
Öyle
oldu ki tadilatları yapılan işleri almaya gelen müşterileri artık geri
döndürmeye başlamıştı. Gömlek tadilatı isteyen bir adam için bir parça
alacağını söylemişti. Fakat üç ay boyunca bekletmiş, müşteri sinirlenerek
gömleklerini geri almıştı. Bir başka kadın babaannesinden kalan paltoyu
omuzlarından daraltmak istemiş, üç hafta içinde vereceğine söz vermiş, fakat
onu da beş ayın sonunda hala yapmayınca müşteriyle büyük bir tartışma
yaşamıştı.
Artık
müşteriler geldiğinde “Bu iş çok uzun sürer” diyerek, yapılacak işi abartarak
anlatıyordu. Müşteriler bu tavırdan oldukça rahatsız oluyorlardı. En ufak bir tadilat için bile “15 gün
beklemeniz lazım” diyordu. Acil ihtiyaçlara karşı esnemiyordu. Üstüne üstelik
dükkanına gidenler dükkânı açık bulmuyor, çalışma saatlerinin içerisinde zaman
zaman kapalı olduğundan geri dönmek durumunda kalıyorlardı. Müşterilerle olan
konuşma tarzı oldukça olumsuz ifadelerle dolu olmaya başlamıştı. Haliyle
yaptığı işin kalitesi de düşmüştü.
Hatta
bir gün, okul eşofmanına yama yaptırmaya bir kadın gelmişti. Arada almak için
iki kere gelip gitmişti. Sonunda teslim alırken yapılan işi kontrol etmek
istemişti. Siyah eşofmana yapılan yamaya inanamamıştı. Yama olarak saten parlak
gece elbisesi için kullanılan bir parça kullanılmıştı. Kadın gözlerine
inanamayıp “Ama ben bunu nasıl giydirip okula gönderebilirim ki?” diyebilmişti
hayret içerisinde. Terzi ise bir de bu yaptığı büyük hatayı kabul etmemişti.
Aksine kadını küçümser bir tavırla ne kadar uygun ve güzel bir yama olduğunu
anlatmıştı. Kadıncağız laf anlatamayacağını çabuk kavramıştı. Dinlemeyene
laf anlatılmazdı. Gözlerinin içerisine bakarak borcunu ödeyip çıkmıştı.
Dükkanını
açtığından bu yana üç sene geçmişti. Marifetinden fazla emin olup, kârına odaklanınca, artık yönetemez hale gelmişti.
Müşterileri kopup gitmiş, pasaj komşuları uzaklaşmış, ekonomisi düşmüş,
dükkanın kirasını ödeyemez hale gelmişti. Müşterilerini oyaladığı gibi,
alacaklılarını da oyalıyordu ve bir de üste çıkıyordu. Nihayet işi kapatmak
zorunda kaldığında “yok yaaa bu zamanda ticaret çok zor, ne müşteriler müşteri,
ne tedarikçiler tedarikçi” diye kendisini aklamanın yolunu da bulmuştu. Ama
dersini almamıştı.
Pasaj
komşuları için ise bir ibret öyküsü olmuştu. İnsan,
marifetli olduğu konuda bencillik yapıp başkalarını küçümsedikçe bir yere varamıyordu. Anda
kazanıyor gibi görünüp sonucunda mutlaka kayba uğruyordu. Mesele marifetli ve
güçlü olduğumuz konuda hala karşımızdakinin lehine davranabilmekti. Çünkü insan
insanın ihtiyacını gidermeye konsantre
olabildiğinde hem
kendi kalitesini hem de ilişkilerinin kalitesini arttırabiliyordu. Uzun süreli
kazanım sağlamanın formülü tam da buydu.
💧
Deneyimsel Tasarım Öğretisi ve Karar temalı blog
Deneyimsel Tasarım Öğretisi, insanın amacını amaç edinmiştir.
Hayatta mutlu ve başarılı olmak...
Deneyimsel Tasarım Öğretisi ve Karar temalı blog
Deneyimsel Tasarım Öğretisi, insanın amacını amaç edinmiştir.
Hayatta mutlu ve başarılı olmak...

İyi ki bu bilgileri duyabilme imkanımız oldu. Seminerlerinizle, yazılarınızla yolumuzu aydınlatıyorsunuz. Ne kadar teşekkür etsem az kendi adıma... Kaleminize sağlık :)
YanıtlaSilÇok faydalı mesajlar aldım
YanıtlaSilMüşteriye ilgi ve hürmet göstermek önemli
YanıtlaSilİhtiyaç karşılamadıktan sonra istediği kadar marifetli olsun kişi ilişki sürmüyor...
YanıtlaSilNe kadar bilsen de, İnsan, marifetli olduğu konuda bencillik yapıp başkalarını küçümsedikçe bir yere varamıyor…
YanıtlaSilKaleminize sağlık...
YanıtlaSilSoru yoksa cevap da yok malesef
YanıtlaSilUyumlanmanın en kilit konularından biri karşının ihtiyacını anlamak.. sonrası o kişiyle ilişki kaçınılmaz..
YanıtlaSilİlişkilerimizde ne kadar İhtiyaç karşılayabiliyoruz?
YanıtlaSilNe acı, insan bir kibirlenmeye başlayınca marifetinde de olmaya başlıyor...
YanıtlaSilKaleminize sağlık...
İnsan bir konudaki marifetini karşısındakinin lehine kullanamıyorsa o marifet onu bir yere taşıyamaz.
YanıtlaSilİnsan, marifetli olduğu konuda bencillik yapıp başkalarını küçümsedikçe bir yere varamıyordu... Ne güzel çıkarım.
YanıtlaSil