UYKUSUZ GECELERE ELVEDA

Ahmet geceden beri gözünü kırpmadan sabah olmuştu.  İşe gitmek için yatağından kalktı. Kendini çok yorgun hissediyordu. Ayakta iki lokma bir şey atıştırıp işe gitmek için çıktı.   Havada Ahmet’e eşlik edercesine çok kasvetliydi. Kasım ayı hakkını veriyordu. Gökyüzünü kapkara bulutlar kaplamış, yağmur ha geldim ha geleceğim diyordu. O gökyüzündeki karanlığa meydan okurcasına yerleri rengarenk yapraklar kaplamıştı. 

                                                          

Yağmura yakalanmamak için hızlı adımlarla yürüyor bir yandan da iç sesi hiç susmuyordu. 

  • Neden uykusuzluk çekiyorum? 
  • Ne kadar stresli bir hayatım var. 
  • Depresyona mı girdim acaba? 

Tam  bunları  düşünürken arkasından ‘’Karadeniz’de gemilerin mi battı’’ diyen Furka'nın sesi ile birden sıçradı ve  hafifçe gülümsedi. 


Furkan'da Ahmet'in aksine  neşeli, kolay kolay bir şeyleri kafasına takmayan  hayat dolu biriydi. 

-‘’Seslenmesem beni fark etmeyecektin.’’ 

‘’Sorma bu aralar iş ayrı, ev ayrı. Çocukların ihtiyaçları, eşimin istekleri... Ne kadar çalışırsam çalışayım yetişemiyorum. Leyla, keman kursuna gitmek istiyor. Gitmezse arkadaşlarının yanında mahcup olurmuş, arkadaşlarının çoğu gidiyormuş. Eşimde  ‘’5 yıldır aynı tülleri kullanıyoruz herkes 2 yılda değiştiriyor. ‘’ diyor. Birde faturalar, çocukların kursları, okul masrafları kendimi durmadan dönen bir çarkın arasına sıkışmış gibi hissediyorum.  Ne kadar çalışırsam çalışayım   kimseye yetemiyorum. Bu durum beni çok strese sokuyor ve uykularımı kaçırıyor. 

Furkan çok yumuşak bir ses tonuyla. 

‘’Arkadaşım senin bu söylediklerin  onların ihtiyacı değil de isteği olabilir mi? 

Ahmet bir an donup kaldı.

Furkan konuşmasına devam etti. 

-‘’ Bak biz sınırlarımızı çizmeyip, hayır diyemediğimizde her taleplerini ihtiyacı zannediyoruz. İsteklerine yetişemeyince de kendimizi yetersiz görüyoruz. Ondan sonra gelsin stresli hayatlar, uykusuz geceler. 

Furka’nın aklına birden babasının ona söyledikleri geldi. 

-‘’Babam derdi ki: Toprağın ne kadar suya, ne kadar gübreye ihtiyacı olduğunu bilirsen toprak bereketlenir. Ama ihtiyacını anlamadan fazla su verirsen toprağın yapısını bozarsın.’’ 

‘’İnsanda böyle Ahmet ihtiyaçlarını verirsen yetişirler, güçlenirler, ama her istediklerini yaparsan hem onlar, hem de sen zarar görürsün.’’ 

Furkan’ın her söylediği cümle Ahmet’in zihninde yeni bir pencere açıp zihninde ki sis bulutlarını dağıtıyordu. 

 Furkan devam etti. 

‘’Biz hayatımızda neyi aşırılaştırırsak zarar görüyoruz. Sevgiyi, iyiliği bile. 

Bir süre derin bir sessizlik oldu. Bir süre sonra o sessizliği Ahmet bozdu. Kafasında deli sorular vardı. 

-‘’ O zaman insan neden vazgeçemiyor’’ dedi. 

Furkan güçlü bir sesle 

‘’Vazgeçememek mi, vazgeçmemek mi?’’ 

Hayat insanı yapmam dediği şeyle nasıl da sınıyor. Oysa insan  kendini nasıl da özgür zannediyor. Ben istesem her şeyden vazgeçebilirim diyor

Sigarayı, istesem bugün bırakırım ama günde 5 tane içiyorum. Yıllardır beni rahatlatıyor.

     Evladım,

     Annem babam,

     Eşim,

     Marka takıntım,

     Arabam,

     Saatim,

     Kariyerim, 

Evet. Annemi, babamı, eşimi, çocuğumu çok seviyorum fakat onların iyiliği söz konusu olunca onlardan vazgeçmeyi göze alıp isteklerine hayır diyebiliyor muyum?

Kariyerim olmasa da olur, ben çalışıp aileme bakarım, o marka kıyafeti giymesem, o marka saati takmasam da ben yine mutluyum diyebiliyor muyum? 

Peki mutluluk denince aklına ne geliyor? 

Sahip olduğun şeyler seni mutlu mu ediyor yoksa onu vazgeçilmezim yapınca kendi ellerimle mutsuzluğumu mu  hazırlıyorum?

Ne büyük yanılgı insanın istekleri olduğunda mutlu olacağını düşünmesi. Hep daha fazlasını istemesi.

İhtiyaç değil isteklerimizin peşinde koştukça da kendi elirinle kendi mutsuzluğunu hazırlaması. 

Asıl soru şu; bu şey isteğimiz mi yoksa gerçekten  ihtiyacımız mı?    

Bizim ki vazgeçememek mi, vazgeçmemek mi? 

Ahmet  derin bir iç çekti. 

‘’O zaman onlara iyi gelen şey, mutluğun kapısı açan anahtar bazen hayır diyebilmek midir?’’ 

Furkan başını salladı. 

-‘’Aynen öyle, sınır çizmek sevmemek değil veya kendini önemsemeden yaşamak sevgi, fedakarlık değil.’’ 

Bu cümleler Ahmet’i çok üzmüştü ama bir şeyleri fark etmenin sevinci ile içinde kelebekler uçuşuyordu.  Furkan’a teşekkür etti. 

Furkan bu konuşmanın sonunda gülümseyerek 

-‘’İşte buda reçetemiz.

İhtiyaca odaklan

Sınırlarını çiz

Ve uykusuz gecelere elveda de’’ deyip uzaklaştı. 

Ahmet uzun zamandan beri ilk kez gülümsedi.

Sorunlarını bir gecede çözemeyecekti ama artık ne yapması gerektiğini biliyordu.

   

                   💧

Deneyimsel Tasarım Öğretisi ve Karar temalı blog

Deneyimsel Tasarım Öğretisi, insanın amacını amaç edinmiştir. 
Hayatta mutlu ve başarılı olmak...

" İnsanoğlunun, yeryüzünde var olduğundan beri, en büyük dostu ve düşmanı hiç değişmedi. Aynadaki kişi..."  Yahya Hamurcu

Sakınmada Ustalık
Designer (Strateji Tasarımcılığı)

💧

Yorumlar

  1. İstek ihtiyaç ayrımı gercekten çok önemli, ayirt edemediğimizde çevremizdeki herkesin sahip olduğu şeylere bizde sahip olmak istiyoruz. Onların ihtiyacımız zannedebiliyoruz.

    YanıtlaSil
  2. Ellerinize sağlık 🌺
    Sınırlarımızı hayatın yasalarına uyumlu dizayn ettiğimizde belirsizlik belirli ahvale büründüğü için ilişkilerimizde denge oluşuyor ve neşeli hareketler sağlanıyor 🥰

    YanıtlaSil
  3. Ailem benim için çok kıymetli . Bu zamana kadar hep isteklerini anlamaya çalışıp destek olmuşum . Şimdi ihtiyaçları ne olabilir diye düşünmeye başladım🙏🌸

    YanıtlaSil
  4. Bizim ki vazgeçememek mi, vazgeçmemek mi? Sorunun kaynağını ifşa etmişsiniz (:

    YanıtlaSil
  5. Sağolasın Furkan, harika bir reçete

    YanıtlaSil
  6. Ne güzel tespitler yaw, çok teşekkürler...Sınır çizmek sevmemek değil veya kendini önemsemeden yaşamak sevgi, fedakarlık değil.’’

    YanıtlaSil
  7. İhtiyaç ve isteklerimizi ayırt edebilmek hem kendimize hem sevdiklerimize yapabileceğimiz en büyük iyilik

    YanıtlaSil
  8. Kaleminize sağlık 🌿

    YanıtlaSil
  9. Ne güzel anlatılmış
    bir insanın isteği ve ihtiyaçlarını ayrıştırabilmesi…

    YanıtlaSil
  10. İnsan çoğu zaman isteğini ihtiyacı zannediyor. Ve köşeye sıkıştığı yerde orası oluyor. Acaba bizim hayatımızda ihtiyaç zannettiğimiz isteklerimiz neler.

    YanıtlaSil
  11. Aysel Yıldız15 Kasım 2025 08:16

    Ve en sağlıklı ilişkiler,
    iki insanın da “evet”lerinin değerini artıran
    sağlam “hayır”larla kurulur.

    Sınır çizmek uzaklaşmak değil;
    daha sağlıklı bir yakınlığın koşulunu oluşturmaktır.

    YanıtlaSil
  12. İstek bir ihtiyacı ayrıştırmak problemi çözmekteki ilk adım... Ayrıştırmayı yapabilen problemini çözmeye biraz daha yakınlaşabiliyor.

    YanıtlaSil
  13. REÇETE SÜPER
    İHTİYAÇMI İSTEKMİ👍🏻

    YanıtlaSil

Yorum Gönder